Gerçek adı Robert John Downey Jr. Olan Amerikalı aktör ve müzisyen, 4 Nisan 1965, New York doğumludur. Underground film yapımcılarından Robert Downey Sr.’nin oğludur.
İlk olarak 5 yaşında babasının Pound adlı filminde kamera karşısındaydı. 1975’de, 20 yaşındayken Saturday Night Live’a katıldı. Bir sezon devam etti. Hollywood’a taşındı. 1987’de James Toback’ın The Pick-up Artist’inde Molly Ringwald ile oynadı. Aynı yıl Julian Wells ile Less Than Zero’da rol aldı. 1992’de Sir Richard Attenborough’un Chaplin adlı filminde Charlie Chaplin’i oynadı. Bu filmdeki performansıyla Oscar’da En İyi Aktör adayları arasındaydı. 2000 yılında komedi dizisi Ally Mcbeal’de, Ally’nin sevgilisi rolünde konuk oyuncu olarak katıldı. Dizideki performansı ile komedi serisi kategorisinde, en iyi yardımcı erkek oyuncu ödülünü Golden Globe’da kazandı. Ally McBeal dizi müziklerinde çeşitli şarkıcılarla düetleri ve solo şarkıları bulunmaktadır. En iyi hatırlayabileceğimiz Sting ile Every Breathe You Take adlı şarkıdaki düet olacaktır.
Aktör, 2 kere evlendi. İlk eşi aktris, Deborah Falconer’dan Indio Falconer Downey adında bir oğlu var. İkinci evliliğini, Gothika filminin setinde tanıştığı yapımcı Susan Levin ile yaptı.
1996- 2001 yılları arasında pek çok kez uyuşturucu ile ilgili olarak tutuklandı. Defalarca uyuşturucu tedavisi görmesine karşın pek başarılı olamadı. 1996 yılında aşırı hız nedeniyle yakalanan aktör, yanında eroin, kokain ve 357 kalibre Magnum bulundurmaktan tutuklandı. 3 Yıl boyunca şartlı tahliye edilerek, uyuşturucu testi yaptırmak zorunda kaldı. Bir teste gitmediği için 1997 yılında 4 ay Los Angeles Eyalet hapishanesinde yattı. 1999 yılında aynı durumdan dolayı tekrar tutuklandı,California Devlet hapishanesinde yattı. 5,000$ kefaletle serbest bırakıldı.
2001 yılından beri temiz olduğunu söyleyen aktör ailesine, uyuşturcu terapisi, meditasyon, yoga ve wing chun için minnettar olduğunu söylüyor.
Natural Born Killers-1994. Gothika-2003,Good Night and Good Luck-2005 adlı filmlerde rol aldı.
2005’de Family Guy’da Patrick Pewterschmidt’i bir süre seslendirdi.
2008 geldiğimizde aktör, Iron Man, Tropic Thunder gibi filmlerde rol aldı.
Sinema sadece insana ait olabilecek bir sanattır. İçine insanın istediği her şeyi koyarlar. Bir çocuk partileri seviyorsa, parti filmleri izler onu sever. Diyelim heyecan ve macerayı, kasaları havaya uçururlar, gizem arıyorsa, gizemli filmler, yalnızlığını paylaşacağın aşk filmleri, romantik komediler, uyuşturucu çılgınlık istiyorsan her türlüsünden bulursun.. Sinema sistemi ve sinemacılar bize şekerler tatlılar verirler abur cubur atıştırırız ve uslu çocuklar olarak yaşarız, ara sırada sisteme karşı çıkartırlar, hırslandırırlar, örneğin “fight club” bu dur, V for vendetta budur. There will be Blood Bunların dışında bir filmdir. Onda seni anlamaya sevk eden bir gizli mesaj vardır, işte sinema bu diğerleri gibi değilim der.
Yönetmene,onu bilenler “PTA” derler Paul Thomas Anderson onu anlayan insan sayısı yeterince çoktur, kendini ve zekasını çok iyi kullanır aynı zamanda dahi özellikler gösterir, bence punch drunk love filmindeki başrol oyuncusunun Adam Sandler olması,bilinçli bir propagandadır.
Onun diğer filmlerinde ki komik etkiyi bulmazlar, ve o sadece komedi filmlerine beğeni gösteren insanlara Sandler vasıtasıyla onlara küfür eder gibi sinema dersi verir. Gidin sorun Adam Sandler sevenler genelde o filmi bilmezler ya da beğenmezler.
İşte yönetmen imzası taşıyan there will be blood da budur.
Daniel day levis’in hakkını vermek gerekir o olmasaydı film bu olmazdı, böyle büyük filmler için iki çatışmanın olması gerekir, birinci çatışma yönetmenin savaşını içerir, ikinci çatışmada oyuncunun kendi varlığını bu rolle anlamlandırması bu fırsatı kaçırmaması gerekir, Tiyatro da öyledir bilir misiniz?
”bir oyuncuya ilk provalarda rolünü güzel yapıyorsun” dersiniz hak etmiştir de bunu ama ona bunu o an söylediğiniz için kendini geliştiremez, “yaptımın” tatminini almıştır oyuncu egosu için karnı doymuştur, ama bir oyuncunun “başardım” dememesi lazımdır. Birinin(ya da birilerinin) “Başardı” demesi gerekir. Daniel Day Levis İlahi bir rol oynamış tanrının yarattığı en gelişmiş insan olma özelliğini rolünde yaşatmıştır, insanı şizofren yapabilen bir rol oynamış, delire bilirdi bu rolü oynarken, beklide delirmiştir de. Sonra bir de genç oyuncu lazımdır, bu filme. Genç bir Hollywood züppesi olmak istemeyen bekli de olamayacağını çok önceden bilen biri “Paul Dano”, Eline karakteri ile filmin finaline kadar gözlerimizi parlatır ve sonunda kör olduğumuzu düşündüğümüz bir an yaratır. Filmde gerçek tarihte kendini alttan altta hissettirir, “Bu adam gerçek mi” diye sorgulamaya başlarsınız,”kim bu Adam?” şu an da ne yapıyor,(bence dünyayı yöneten bir adamdır.) dersiniz ve oldukça tatminkar sonuçlara da ulaşacaksınız.
Hani bir kıyas vardır, “DVD si alınacak film” işte bu film bir adım öne çıkar.
Size son tavsiyem filmi sakin kafayla izleyebileceğiniz bir zamana denk getirin, yalnız olmanızı tavsiye ederim, yoğunlaşabileceğiniz bir filmdir, The goodfather gibi büyük bir öyküyü anlatır.Eğer The Good Father ile aynı zamanda çekilen bir film olsaydı bence sinema tarihinde daha etkili bir yer alabilirdi. Filmin Soundtrack albümü ise “Jonny Greenwood” ‘a aittir. kendisini radiohead dinleyenler çok iyi tanır.
Batman serisinin son filmi Amerika’da gösterime girdiği ilk haftada rekor kırdı .Filmin dağıtımcısı Warner Bros., “Kara Şövalye”nin 155.5 milyon dolarla en iyi haftasonu açılışı yapan film rekorunu kırdığını kaydetti. Geçen cuma gösterime giren “Kara Şövalye” aynı günde 66.4 milyon dolar hasılat yaparak bir rekora daha imza atmış oldu.Yapımcılar bu hafta sonu 150 milyon dolar hedeflediklerini bildirdiler.ABD’de geçen yıl en iyi haftasonu açılış rekoru “Örümcek Adam 3″ filmine aitti.
Yönetmen : Christopher Nolan
Tür : Aksiyon, Suç, Dram, Macera
Senaryo : Jonathan Nolan
Görüntü Yön. : Wally Pfister
Müzik : James Newton Howard, Hans Zimmer
Yapım : ABD 2008
Oyuncular : Christian Bale, Gary Oldman, Michael Caine, Heath Ledger,Maggie Gyllenhaal, Morgan
FİLMİN KONUSU
“Batman Begins”de olduğu gibi “Batman: The Dark Knight” ın da yönetmenliğini yapan Christopher Nolan ve Batman/Bruce Wayne’i canlandıran Christian Bale. Yeni filmde batman suça karşı savaşını daha da arttırmaktadır.Teymen Jim Gordon ve bölge avukatı Harvey Dent’in yardımıyla, Gotham sokaklarını rahatsız eden organize suç şebekelerini ortadan kaldırmak istemektedir.
Ortaklık etkin olmuştur fakat bir süre sonra kendilerini artan suçu yöneten , Gotham halkını dehşete düşüren Joker’in yarattığı kaosun içinde av olarak buldular.