Haftanin Filmleri

27 Dresses - Benimle Evlenir misin?


Vizyon tarihi: 29 Şubat 2008
Yönetmen: Anne Fletcher
Senaryo: Aline Brosh McKenna
Müzik: Randy Edelman
Görüntü yönetmeni: Peter James
Tür: Komedi, Romantik
Yapım:ABD 2008 107 dakika (Renkli)
Yapımcı Firmalar: Fox 2000 Pictures
Internet adresi: www.27dressesthemovie.com

Aynı anda birçok duyguyu yaşamaya hazır olun! Bu filmde kızabilirsiniz, koltukları tekmelemek isteyebilirsiniz, şaşırabilirsiniz, çok üzülebilirsiniz ve birden bam! mutlu olabilirsiniz.

Hazır olun beklentilerin üzerinde bir film sizi bekliyor!

27 Dresses yani 27 elbise filmi çoğu kızın hayali olan düğünler üzerine bir film. Aslında düğün deyipte bu hoş filmi sınırlandırmak doğru olmaz.

Yönetmen koltuğundaki Anne Fletcher filmi 1986′daki bir düğünden başlatıyor. Bu sahnelerde baş rol oyuncumuz Katherine Heigl ‘ın canlandırdığı Jane karakterinin neden düğünleri hayat amacı belirlediğinin cevabını öğreniyor, filme bu bilinçle başlıyoruz. Filmlerde başlangıçta ufak ama önemli bilgiler verilmesini seviyorum.

Patronuna aşık olan Jane’in (Katherine Heigl) en büyük zevki, bütün boş vakitlerini arkadaşlarının özel günü olarak tabir ettiği düğünlerinde nedimeleri olarak geçirmek. Kendi özel gününü iple çekerken gelinlerin baş nedimeleri olup tüm detayları haklıyor. Bundan son derece mutlu oluyor.

1 gecede 2 farklı düğünde nedime olan Jane ordan oraya koştururken bunu düğünlerden birinde davetli olan Kevin (James Marsden) farkeder ve çok ilgisini çeker. Garip bir şekilde tanışırlar.

Jane patronuna olan platonik aşkını tamda itiraf edecekken araya hiç beklenmedik bir kara kedi girer ve hızla iyi kalpli Jane’in tüm hayallerini çalmaya başlar!

Bu bölümlerde izlerken bile sinirden kudurabilirsiniz. Ama bana güvenin Jane’in iyi kalpli oluşu ona çok şey kazandırıyor. Onlar neler mi? Haydi filmi izleyelim! :)

Kayıp Yüzük izle Kayıp Yüzük indir

Yıl 1991.. Michigan eyaletinin küçük bir kasaba kilisesinde, bir cenaze töreni düzenlenmektedir.. Merhum kişi, İkinci Dünya Savaşı’nda Amerikan ordusunda görev almış bir emekli pilot olup, kiliseyi dolduran eski silah arkadaşları tarafından son yolculuğuna uğurlanmaktadır..
Merhumun kızı Marie (Neve Campbell)’nin hisli bir konuşma yaptığı törende; kilisenin içine dahi girme gereği duymayan, Ethel Ann (Shirley MacLaine) ise, kocasının ölümünden hiç de etkilenmişe benzememektedir..

Yıl 1941.. Tam elli yıl önce, aynı kasabada, gençliğinin baharındaki Teddy Gordon (Stephen Amell) ve en yakın iki arkadaşı Jack ve Chuck, yeni bir dünya savaşına hazırlanan Amerikan Ordusu’na asker yazılırlar..
Teddy bu arada, onyedisindeki biricik sevgilisi Ethel Ann (Mischa Barton) ile savaş sonrası kuracakları mutlu aileye yuva olacak evi, bizzat yapmaya çalışmaktadır..
Kızın ailesi bu birlikteliğe karşıdır; fakat iki sevgilinin gözleri, birbirlerinden başka kimseleri görmemektedir..
Diğer taraftan, Ethel Ann’e, sadece Teddy’nin aşık olmadığı da başka bir gerçektir..

Read the rest of this entry »

Orijinal Cinayetler izle Orijinal Cinayetler indir

Yapım : 2008, ABD
Tür : Dram / Suç
Yönetmen : Jon Avnet
Senaryo : Russell Gewirtz
Oyuncular : Carla Gugino, Brian Dennehy, Robert De Niro, Al Pacino, Donnie Wahlberg, Dan Futterman, John Leguizamo, Frank John Hughes, Brett Granstaff, Quinton Aaron, Katie Chonacas, Shirly Brener, Saidah Arrika Ekulona, Edrick Browne, Rob Dyrdek, Adrian Martinez, Les Chantery, Liza Colón-zayas, Trilby Glover, Brian Stapf, Judy Del Giudice, Antonino Paone
Yapımcı : Avi Lerner, Jon Avnet, Randall Emmett, George Furla, Boaz Davidson, Alexandra Milchan
Görüntü Yönetmeni : Denis Lenoir
Dağıtım : 35 Milim Filmcilik
Gösterim Tarihi : 26 Eylül 2008

Bir çift emektar New York Şehri Polisi dedektifleri yasadışı olarak huzuru sağlamaya çalışan bir seri katilin izini sürmektedir. New York Polis Departmanının baskıcı ortamı altında 30 yıllık ortaklıktan sonra , yüksek derecede donanımlı olan Dedektifler David Fisk ve Thomas Cowan emekliliğe hazır olmalılardı ama değiller. Rozetlerini ortadan kaldırmadan önce, kadın ticareti yaparak kötü ün yapmış birinin cinayetini araştırmak üzere çağırılırlar. Orijinal cinayet gibi kurban ; cinayeti açıklayan dört satırlık şiire sarılı bulunmuş şüpheli bir suçludur. Diğer suçlar meydana gelince; dedektiflerin, hukuki sistemin açıklarından yararlanan suçluları hedef almış bir seri katille karşı karşıya oldukları ortaya çıkar. Amacı polisin kendi başına yapamadıklarını yapmak ve huzuru sağlamak için suçluları sokaklardan temizlemektir. Son günlerdeki cinayetlerle ve daha öncekilerin arasındaki benzerlikler rahatsız bir soruyu sorar: Acaba yanlış adamı mı demir parmaklıkların arkasına atmışlardır?

Uyurgezer izle Sleepwalking izle

Çocukluklarında despot bir baba ile başa çıkamayan Joleen (Charlize Theron) ve kardeşi James (Nick Stahl) kendilerine yeni bir hayat kurmak için evden kaçarlar. Fakat şehir koşulları onları beklemedikleri çalkantılara yönlendirir.

Filmin omurgası evden kaçışlarının ardındaki ondördüncü seneyi anlatmaktadır. Joleen’in artık Tara (AnnaSophia Robb) adında 11 yaşında bir kızı vardır ve göçebe hayatı yaşamaktadırlar. Sevgilisi uyuşturucudan dolayı tutuklanınca ve bir müddet sonra evinden de kovulunca Joleen’in tek çaresi kızını alıp şehrin diğer yakasında yaşayan kardeşi James’in yanına taşınmaktır.

Ne varki ruhsal olarak çöküntü yaşayan Joleen yeni bir sevgili edinir ve onunla kaçar. Kızı Tara’yı kardeşi James ile başbaşa bırakır. Henüz kendisine bile bakamayan James bu zor yükün altından kalkamayarak bir zamanlar ezildikleri baba ocağına dönmeye karar verir. Geçmişiyle yüzleşmesinin vakti gelmiştir.

James yaşadığı bu zor durum karşısında içindeki babalık duygusunu uyandırır ve Tara’ya yaşamadığı bu duyguyu her pahasına yaşatmaya çalışır.

Çeşitli filmlerde efektör olarak tanıdığımız Bill Maher ‘in ilk yönetmenlik deneyimidir ve filmin durgunluğu bundandır diye düşünüyorum.

Ölülerin Günlüğü (Kritik)


Zombi denince akla ne gelir? Tabii ki George A. Romero! Evet, aklıma gelen başıma geldi, üstad yine bir zombi filmi çekti. Oysa ben artık kendini bu anlamda pek zorlamaması gerektiğini düşünüyordum…

Romero usta, hakikaten zombi filmlerine derinlik katan bir sinemacı. Bu yanını takdir etmemek, saygı duymamak elde değil. Zamanında, biraz eski tarihlerde yaptığı filmler hakikaten muazzamdı, yapıldığı dönemde ses getirmiş, yepyeni şeyler söylemiş, bugün türünün klasikleri arasında yerini almış filmlerdi. Ama son zamanlarda Romero’nun bu tür filmleri maalesef bende apayrı bir yere konacak türden eserler olduğuna yönelik hisler uyandırmıyor. Bir yandan suçlu hissediyorum kendimi, böyle büyük bir sinemacının filmlerini etkileyicilikten uzak bulduğum için. Biliyorum, gereksiz ama bunu hissedemeden edemiyorum.

Romero’nun zombi filmleri dehşetli tarafını daha çok insana yönelik verdiği düşündürücü mesajlara borçlu. Yani vahşi olan aslında zombi değil, insanlar. Zombiler insaoğlunun umutsuz vakaya dönüşme sürecine ışık tutan araç figürler. Bu mesaj çeşitli şekillerde, farklı anlatımlarla ve insana ait değişik sosyal kulvarlarda anlatılsa da temelde aynı. Romero’nun zombi film aşkına saygı duyuyorum, her şeye rağmen izliyorum ama ne söyleyeceğini az çok biliyorum. Beni şaşırtmıyor, ve maalesef korkunç, ürkünç ve bilumum dehşet uyandırmaya yönelik sahneleri böyle bir konsept içerisinde oldukça etkisiz kalıyor. Genel anlamda verdiği mesajın çarpıcı olduğunu iddia edebiliriz ama bir kalıp, bir Romero formulü oluverdi nedense bu. Bu nedenle Romero’nun son dönem filmleri tam anlamıyla tatmin yaşatması imkansız filmler olarak algılanıyor.

Read the rest of this entry »

kategoriler

en son haberler

en son yorumlar

  • birsen: ibo seni çok seviyorum
  • birsen: arka sıradakiler dizisini 1.bölümünden beri zevkle izliyorum.iboooooooooooooooose ni...
  • FATAL134: dizi dahada uzun sursun ama buyuk ihtımal bu senee bitecek cunku unıvERSSİTEDE...
  • FATAL134: dizi süper ama bana arka sıradakilerin butun bolumlerini kaydedecegım bir sıte...
  • reyhan: yelda sizi çok sewiyorum tam benim tipimsiniz

arşiv

bağlantılar