Yapım : 2008, ABD
Tür : Bilim Kurgu / Aile / Aksiyon / Fantastik / Macera
Yönetmen : Eric Brevig
Senaryo : Jennifer Flackett, Mark Levin, Michael Weiss
Oyuncular : Josh Hutcherson, Brendan Fraser, Anita Briem, Giancarlo Caltabiano
Yapımcı : Cary Granat, Beau Flynn, Charlotte Huggins
Görüntü Yönetmeni : Chuck Shuman
Müzik : Andrew Lockington
Dağıtım : Medyavizyon
Süre : 1 saat, 32 dk.
Gösterim Tarihi : 18 Temmuz 2008
Beyazperde‘de 3 boyutlu film zevkini ilk kez bu kadar gerçekçi yaşayacaksınız! Journey 3D, Nasa teknolojisi ile üretilen ve üç boyutlu sinemaya yepyeni bir soluk getiren Dijital 3D tekniği kullanılarak, canlı oyuncular ile çekilmiş, “animasyon olmayan ilk film” olma özelliğini taşıyor.
Konusu : Jules Verne’in ünlü romanı Dünyanın Merkezine Yolculuk’tan alan filmin başrollerinde Brendan Fraser, Josh Hutcherson ve Anita Briem var.
Film : maceraperest bir bilim adamı olan amcası (Fraser) ile, İzlanda’ya giden Sean (Hutcherson), burada onlara rehberlik eden Hannah’nın (Briem), tesadüfen gizli güzellikler ve tehlikelerle dolu bambaşka bir dünya keşfetmelerini konu alıyor.
Yapım : 2007, Fransa / İsviçre
Tür : Korku
Yönetmen : Xavier Gens
Senaryo : Xavier Gens
Oyuncular : Samuel Le Bihan, Karina Testa, Aurélien Wiik, Patrick Ligardes, David Saracino, Maud Forget, Chems Dahmani, Amélie Daure, Estelle Lefébure, Rosine Favey, Adel Bencherif, Joël Lefrançois, Jean-pierre Jorris
Yapımcı : Laurent Tolleron, Hubert Brault
Görüntü Yönetmeni : Laurent Bares
Müzik : Jean-pierre Taieb
Süre : 1 saat, 48 dk.
Gösterim Tarihi : 13 Haziran 2008
2007. Fransız başkanlık seçimlerinde muhafazakar ve aşırı sağcı taraf karşı karşıya gelir. Yöre halkı iyice hareketlenir. Varoşlarda ayaklanma çıkmış, her köşede alevler yükselmektedir. Kent merkezindeki kargaşa ortamından yararlanmak isteyen küçük çaplı bir hırsız çetesi, büyük bir soygun hazırlığındadır. Başarılı oldukları takdirde ülke dışına kaçaçak ve çetenin kadın üyesinin çocuğunu aldırabilmesi için gereken parayı elde edeceklerdir.
Ancak soygun sırasında işler kötü gider ve grup bölünür. Polisten kaçmaya çalışan bazı çete üyeleri, Lüksembourg sınırı yakınında ıssız, köhne bir pansiyona saklanırlar. Soyguncular kaba saba görünümlü otel sahiplerinin, eski bir Nazi olduğundan habersizdirler. Pansiyon sahibi kendi ari ırklarından oluşan yeni dünya düzeni kurmak için, faşist fantezilerini bu kişiler üzerinde gerçeğe dönüştürmek için her şeyi yapmaya hazırdırlar. Ancak beyaz ırkçıların dışarıda bu hayallerini uygulama şansı olmadığı için sahibi oldukları otelde çeşit çeşit sapıklık ve yozlaşmayla dolu ürkütücü bir atmosfer yaratmalarına yol açmıştır.
Artık genç kahramanlarımızın azap ve çilelerle dolu günleri başlamıştır. Otelin karanlık ve ürkütücü odalarında her türlü aşağılama ve işkenceye tabi tutulurlar.
Yapım : 2004, İtalya
Tür : Animasyon
Yönetmen : Mario Cambi
Senaryo : Orietta Borgia (Kitap), Pierstefano Marangoni
Yapımcı : Veronica Salvi
Görüntü Yönetmeni : Marco Carosi
Müzik : Alessandro Molinari
Gösterim Tarihi : 6 Haziran 2008
Aslan Kral’ın Oğlu Filmini izlemenizi tavsiye ederim arkadaşlar ..
Yönetmen : Clint Eastwood
Oyuncular : Ryan Phillippe - John “Doc” Bradley, Jesse Bradford - Rene Gagnon, Adam Beach - Ira Hayes, John Benjamin Hickey - Keyes Beech, John Slattery - Bud Gerber, Barry Pepper - Mike Strank, Jamie Bell - Ralph “Iggy” Ignatowski, Paul Walker - Hank Hansen, Robert Patrick - Colonel Chandler Johnson, Neal McDonough - Captain Severance
Yapim Yili : 2006
Süre : 132 dakika
Özet : Kara kumsalları ve cehennemî mağaralarıyla ıssız bir ada olan Japon garnizonu Iwo Jima için girilen şiddetli muharebe başlayalı birkaç gün olmuşken, beş deniz piyadesi ve bir donanma sıhhiyecisinin Birleşik Devletler bayrağını Suribachi Dağı’na dikmesinin fotoğrafı, Pasifik Savaşı’nın akıllardan silinmeyen görüntülerinden biri olur.
Editör Yorumu : Son üç yılda Mystic River ve Million Dollar Baby gibi iki önemli drama yöneten Clint Eastwood, Flags of Our Fathers’ta bundan önceki iki filminin parlak başarısına ulaşamamış. Son dönemdeki filmlerinin duygu sömürüsüne müsait konuları ve sürekli artan dramatik yapılarını bir kenara bırakırsak, her şeyden önce Eastwood’un çok iyi bir anlatıcı olduğunu kabul etmek gerekir. Elindeki hikayeyi çok iyi özümseyerek, bu hikayeyi basit ama etkileyici bir şekilde anlatmasını iyi biliyor, Eastwood. Anlatımının basitliğinden dolayı filmlerini izlerken kimi zaman sıkılsak da, hikayelerini çok çarpıcı bir finalle bitirme başarısını gösteriyor.
Read the rest of this entry »
Aleksandra
Alexander Sokurov’un bu son uzun metrajlı filmi savaşı ve arkadaşlığı, bombalar ve vahşet olmadan anlatıyor.
Film, subay torununu görmek için Çeçenistan’daki Rus askeri üssüne gelen Alexandra adlı yaşlı bir kadını izliyor. Bu buluşma kadınla torununun yedi yıl sonra ilk görüşmeleri olacaktır. Alexandra burada birkaç gün geçirdikten ve yerel halkın hakaretlerine maruz kaldıktan sonra, küçük bir dükkân işleten Malika’yla arkadaş olur. “Erkekler düşman olabilir ama biz kardeşiz” der Malika.
Başrolünde seksen yaşındaki opera sanatçısı Galina Vishnevskaya’nın oynadığı Alexandra, Ruslar ve Çeçenler arasındaki ilişkilere değil, iyiliğin ve kötülüğün doğasına dair incelikli bir keşif yolculuğu…